DİYABET TEDAVİSİ

line102
Eğitim
line102
Egzersiz
line102
Sağlıklı Beslenme
line102
Doğru İlaç
line102

Diyabet tedavisi 4 ana başlık altında toplanabilir. Tedavinin amacına ulaşabilmesi için diyabetli bireylerin bu 4 hususa da dikkati ve uyumu gerekir. Tedavide başarıya ulaşabilmek için her diyabetlinin diyabet hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bu amaçla diyabet polikliniklerinde görevli doktorlar ve eğitim hemşireleri tarafından hastalara diyabet hakkında temel bilgiler verilmektedir.

Diyabetin risk faktörleri arasında, fiziksel aktivitenin azlığı ve obezite (şişmanlık) önemli yer tutar. Özellikle son yıllarda tüm dünyada diyabetli birey sayısındaki artış gelişen teknoloji ile birlikte insanların daha sedanter yaşamasıyla yakından ilgilidir. Fiziksel aktivitenin azlığı diyabet gelişiminde rol oynadığı gibi diyabetli bireylerde kan şekeri regülasyonunu da olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle tüm diyabetliler ve hatta diyabet riski taşıyan bireyler yaşları, fizik kapasiteleri ve eşlik eden sağlık sorunları da göz önünde bulundurularak düzenli egzersiz programları uygulamalıdırlar.

Diyabet tanısı alan her bireye yaşına, kilosuna, fiziksel aktivitesine uygun bir beslenme programı uygulanmaktadır. Her diyabetliye konusunda uzman bir diyetisyen tarafından diyabetik diyet detaylı olarak anlatılmalı, mümkün olduğunca hastanın beslenme alışkanlığına yakın bir program düzenlenmelidir.

Diyabet tedavisinde egzersiz ve diyet tedavisine rağmen kan şekeri hala yüksek seyrediyorsa şeker düşürücü hapların kullanılması gerekir. Farklı etkileri ve kullanım şekilleri bulunan çeşitli şeker düşürücü ilaçlardan uygun olanı diyabetliyi takip eden doktor tarafından seçilerek tedaviye eklenir. İlaç tedavisinde diyabetlinin dikkat etmesi gereken hususlar; ilaçların zamanında ve doktorun uygun gördüğü dozda kullanılmasına özen göstermektir.

Tip 1 diyabet tedavisinde şeker düşürücü hapların yeri yoktur tedaviye direkt insülin verilerek başlanır. Tip 2 diyabet tedavisinde kan şekeri regülasyonu diyet-egzersiz ve şeker düşürücü haplarla sağlanmıyorsa insülin tedavisi gerekir. Buna ek olarak ameliyat olacak hastalarda, ameliyat döneminde, hamilelikte, ağır enfeksiyon geçirenlerde, ayak yarası olan kişilerde insülin tedavisi uygulanır.

Diyabetin Komplikasyonları

Kontrolsüz şeker hastalığı bazı sakıncalara yol açar:

Kısa dönemde (akut) kan şekerinin fazla düşmesi veya yükselmesi bilinç kaybına ve komaya,uzun dönemde (kronik) ise kalp, böbrek, sinir sistemi hastalıklarına neden olabilir. Bunlara diyabetin komplikasyonları denir.

Diyabetin Akut Komplikasyonları

Hipoglisemi

Kan şekeri seviyesinin normalin altına düşmesine hipoglisemi yani şeker düşüklüğü denir. İnsülin kullanan hastalarda daha sık görülmekle beraber şeker düşürücü hap kullanan hastalarda da eğer dikkat edilmezse şeker düşüklüğü görülebilir.

Hipoglisemi Nedenleri

line102
Fazla miktarda insülin veya şeker düşürücü almak,
line102
Yemekleri veya ara öğünleri zamanında yememek yada az yemek,
line102
Her zamankinden daha fazla egzersiz yapmak yada uygun olmayan zamanda egzersiz yapmak,
line102
Alkol kullanmak.
line102

Hipoglisemi Belirtileri

Hipoglisemi her kişide kendini farklı belirtilerle gösterebilir. Sıklıkla ilk belirtiler; açlık hissi, soğuk terleme, titreme ve sinirliliktir. Eğer önlem alınmazsa bu belirtileri bulanık görme, konsantrasyon bozukluğu, şuur bulanıklığı ve hatta şuur kaybı izleyebilir.

Bazı diyabetlilerde hipoglisemi kendini direk şuur bulanıklığı veya şuur kaybı ile gösterebilir. Bu durum genellikle diyabeti uzun süreden beri var olanlarda, çok sık hipoglisemi yaşayanlarda ve yaşlı diyabetlilerde görülür. Özellikle bu kişilerin kan şekeri ölçümlerini daha sık yaparak ağır hipoglisemi ataklarını önlemeleri gerekmektedir.

Hipoglisemi Tedavisi

Eğer hipoglisemi varlığından şüpheleniyorsanız yapmanız gereken ilk şey şekerinizi ölçmenizdir. Hipoglisemi belirtilerinin yanında ölçülen kan şekeriniz 70 mg/dl’nin altında ise hipoglisemide olduğunuz kesinleşir. Hemen basit şekerler (2-3 adet kesme şeker yada 2 tatlı kaşığı toz şeker yada 1 çay bardağı meyve suyu) tüketmelisiniz. 10-15 dakika içinde belirtilerde düzelme yoksa yada hala kötüleşme devam ediyorsa aynı miktarda şeker tekrar alınmalıdır. Ardından yemek vakti ise yemek yemeli, yemek vakti değilse ek bir ara öğün alınmalıdır.

Diyabet eğiliminde glukagon enjeksiyonunun da anlatılması gerekir. Glukon kan şekerinin bilinç kaybına neden olacak kadar düştüğü durumlarda uygulanan, karaciğerden kana şeker salınımını uyaran bir ilaçtır. Eğer kişinin kan şekeri düştüğünde bilinç kaybı gelişmiş ise ağızdan hiçbir şekilde herhangi bir şey verilmez. Kişi tedavisini kendi kendine yapamayacağından, tedaviyi yanındaki yakını üstlenmelidir. Bu nedenle glukagon enjeksiyonu yapılışını hasta yakının öğrenmesi gerekir. Gluklagon eczanelerde kullanıma hazır şekilde bulunur, enjektör içine çekilerek kas içine yapılır. Hipoglisemindeki hastalar genellikle glukagon enjeksiyonuna 15-20 dakika içinde yanıt veriri. Eğer bu süre içersinde hastanın bilinci açılmıyorsa enjeksiyon tekrarlanmalı ve profesyonel yardım alınmalıdır.

Hipoglisemi insülin vaktinde oluşmuş ise, önce kan şekerinizi normal ısısında yükseltir. (100mg/dl’nin üzeri) bunun için 2-3 kesme şeker alın. 10 dakika sonra yemek yiyin. Yemekten yarım saat sonra ölçtüğünüz şeker normale gelmişse insülinizi doktorunuza danışarak azaltarak yapın.

Hiperglisemi

Kan şekerinin yükselmesi anlamına gelir. Susuzluk hissi, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, görme bulanıklığı, yara iyileştirmesinde gecikme, ciltte kuruma ve kaşıntı, halsizlik, yorgunluk ve kilo kaybı hipergliseminin belirtileridir.

Şeker düşürücü veya insülini gerektiğinden az kullanmak, diyabetik diyete uyanmak, egzersiz yapmamak, aşırı stres ve vücuttaki herhangi bir mikrobik hastalık kan şekerinin yükselmesine sebep olabilir.

Eğer diyabetli egzersiz ve diyete uyduğu, ilaçlarını düzenli kullandığı halde kan şekeri yüksek seyrediyorsa mutlaka doktoru ile iletişim kurulmalıdır.

Diyabetin Kronik Komplikasyonları

DİYABETİK RETİNOPATİ

Kontrolsüz şeker hastalığı gözün arka tarafındaki retina tabakasını etkileyerek hasara yol açar. Bu damarlardaki düzensizlikler ve balonlaşmalar göz içi kanamalarına ve hatta görme kaybına yol açabilir. Bu nedenle diyabetlilerin en az bir kez göz muayenesi olması gerekmektedir.

DİYABETİK NEFROPATİ

Kontrolsüz diyabet böbreklerindeki küçük damarlarda hasara yol açarak böbrek fonksiyonlarını bozabilir. Başlangıç evresinde saptandığında uygun tedavi ile bu fonksiyonlarını bozabilir. Başlangıç evresinde saptandığında uygun tedavi ile bu fonksiyon bozukluklarının ilerlemesi engellenir. Bu nedenle diyabetliler düzenli aralıklarla tam idrar tahlili ve böbrek bozukluklarını başlangıç evresinde saptamanızı sağlayan mikroalbuminüri tetkiki yaptırmaları gerekmektedir.

DİYABETİK NÖROPATİ

Diyabete bağlı sinirlerde gelişen bozukluklara nöropati denir. Genellikle kendini ayaklarda yanma,uyuşma,karıncalanma ile gösterir. İdrar yapmakta zorluk, ani tansiyon düşüklüğü, hazımsızlık-bulantı, erkeklerde iktidarsızlık diyabetik nöropatiye bağlı gelişebilir. Bu nedenle her vizite ayak muayenesi ve nörolojik muayene yapılmalıdır.

KALP-DAMAR HASTALIKLARI

Diyabetlilerde kan şekeri yüksek seyrettiğinde, özellikle kalbi besleyen koroner damarlar ve beynin kan dolaşımını sağlayan damarlarda tıkanıklıklar oluşarak bir kalp krizine veya felce neden olabilir. Bu damar hastalıklarını önleyebilmek için kan şekeri, tansiyon ve kolesterol düzeylerinin düzenli takibi ve belirlenen sınırları aşmaması gerekmemektedir.